23.10.2017 :
Açlık Grevlerine Yetkililerin Bir Sözü Olmalı...

HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında KHK ile işlerine son verildiği gerekçesiyle açlık grevi yapan eğitimci Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'ya ilişkin yetkililerin bir sözü olması gerektiğini ama halen hükümet, Başbakan veya Cumhurbaşkanından bir ses olmadığını savundu.

Yıldırım, "Erdoğan'ın nokta koymak üzere gittiği yerdeki görüşme bize göre yan yana üç nokta ile sonuçlanmıştır. Ortak basın toplantısında, 'buyrun bundan sonrasını siz yorumlayın' denilmiştir. Trump, üç noktayı koyarak, 'buyrun devam edin' demiştir." dedi. 

Cezaevlerinin artık Türkiye'nin kanayan yarası haline geldiğini öne süren Yıldırım, Elazığ T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda hak ihlalleri yaşandığını iddia etti. TBMM Genel Kurulu'nda HSK üyelerinin belirlendiğini hatırlatan Yıldırım, HSK seçimlerinin kendileri için siyasallaşmış olmanın ötesinde hiçbir anlam ifade etmediğini söyledi. 

Viranşehir'de HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın yargılandığı davanın duruşmasında bulunmak isteğine ilişkin mahkeme heyetinin verdiği, "buraya getirilmesi talebi dava dosyasını sürüncemede bırakma amacı taşımaktadır" kararını eleştiren Yıldırım, "Bizim için o Viranşehir'deki hakim ve savcı, bir hukuk insanı değil, siyasi militandır." ifadesini kullandı. Yıldırım, şöyle devam etti: 

"Nursel Aydoğan'ın ceza almasına sebep olan iddianameyi hazırlayan Savcı Ahmet Karaca, MİT tırları iddianamesini hazırlayan savcıdır. Bugün ağırlaştırılmış müebbetten tutukludur. Bize göre o paralelci hakim ve savcıların meslek hayatları boyunca yaptığı belki de tek doğru iş 17-25 Aralık ile MİT tırlarıdır. Siyasi iktidar kendisinin terörist ilan ettiği kişilerin yani terörizmin arkasına sığınmıştır. Bunların hazırlamış olduğu bütün iddianameler, yürütmüş oldukları dava dosyaları düşürülmelidir. 

İki yıl önce yapılan o zamanki HSYK seçimlerinde, paralelcilerin aday listesi 5 bin 400 oy almıştı. Bugüne kadar ihraç edilen 3 bin 700. Onların hesaplamalarına göre söylüyorum. Ben böyle gördüğüm için değil. Bunlarla birlikte hareket eden bin 700 hakim ve savcı nerede? Belki, Viranşehir'dekidir, belki de Sayın Yüksekdağ'ın iddianamelerini hazırlayanlardır." 

OHAL komisyonuna ilişkin soruyu yanıtlayan HDP Grup Başkanvekili Yıldırım, isimler üzerinden tartışmayı doğru bulmadıklarını, kendileri için komisyonun ne kadar tarafsız ve bağımsız çalışacağının önemli olduğunu söyledi. 

Bir soru üzerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD ziyaretini değerlendiren Yıldırım, görüşmeden sonra yapılan ortak basın toplantısında, görüşmelerden önce duymaya alışık oldukları temenniler ve niyetlerin sadece Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ifade edildiğini belirtti. 

Yıldırım, şu değerlendirmelerde bulundu: 

"Görüşmenin içeriğine ilişkin Erdoğan'ın nokta koymak üzere oraya gittiği konulara ilişkin bir cümle dahi geçmemiştir. Bazı cümlelerine ve özellikle de YPG ile ilgili cümlelerini kullanırken Trump'ın gülümsemesi de bizim açımızdan manidardı. Erdoğan, YPG'nin adını anmaya başladığında, izlemenizi tekrar öneriyorum Trump gülüyordu. Bunun ne anlama geldiğini ben sizlerin ve kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Trump, ortak basın toplantısındaki görüşmesini çok kısa tuttu. Orada da Lavrov ile olan görüşmesini anlattı. 

Erdoğan'ın nokta koymak üzere gittiği yerdeki görüşme bize göre yan yana üç nokta ile sonuçlanmıştır. Ortak basın toplantısında, 'buyrun bundan sonrasını siz yorumlayın' denilmiştir. Trump, üç noktayı koyarak, 'buyrun devam edin' demiştir. Bunun sonucu budur ve bizim açımızdan da fiyaskodur. 20 dakika baş başa görüşmek için mi oraya gitti?" 

Ahmet Yıldırım, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın CHP milletvekilleri tarafından ziyaret edilmesi ve sonrasında verilen mesajlara ilişkin soruyu yanıtlarken, Demirtaş'ın başka bir partinin herhangi bir milletvekili aracılığıyla mesaj verme ihtiyacı duymayacak kadar güçlü bir siyasetçi olduğunu dile getirdi. 

Bir gazetecinin, "AK Parti'nin kongresinde cumhurbaşkanının Kürt sorunun çözümüne yönelik sinyaller vereceği konuşuluyor. Yeniden bir çözüm sürecine gidilebileceği şeklinde. Olası bir çözüm sürecinin içinde yer alır mısınız?" sorununa şu yanıtı verdi: 

"Biz, hiçbir zaman bu ülkede, Kürt meselesi başta olmak üzere toplumsal meselelerin çözümü konusunda diyalog, müzakere ve çözüm süreçlerinin işletilmesinden kopmadık. Halen biz oradayız. Böyle bir şeyin başlaması durumunda, sadece söylemler üzerinden değil, niyetlerin açığa çıkması üzerinden hareket edilmesini istiyoruz. Eğer saray ya da siyasi iktidar, başkanlığa giden yolda böyle bir sürece ihtiyaç duyuyorlarsa bu ülkeye yazık ederler. Biz halen, Şubat 2015 Dolmabahçe noktasında duruyoruz. Biz terk etmedik hiçbir zaman. Olması durumunda biçilecek her türlü rolü üstleneceğimizi ifade etmek isterim."

17/05/2017

Bu haber 869 kişi tarafından okundu.

Bu Habere Yorum Yap
Bu habere yorum yapılmadı.

 

adınız ve soyadınız lütfen! minimum 7 karakter! maksimum 50 karakter!.   zorunlu alan. minimum 20 karakter. maksimum 500 karakter!

Sayısal Yazılım

Neden Liberal Gazete?

bilgi@liberalgazete.com

© Copyright - 2013 Liberal Gazete