16.01.2018 :
Aydın Rozental : Küçük Partiler Birleşmeli
Aydın Rozental

Mevcut siyasal durumun 4 partiyi sağlıklı bir şekilde biraraya getiremediği büyük oranda ortaya çıktı. Bu yüzden 5. bir partinin oyuna dahil olması ve 5. olarak veya mevcut partilerden birinin yerine, meclise girmesi gerekiyor. Peki şu anda bunu yapabilecek bir 5. parti var mı ?

 

7 Haziran seçimlerinde 5. olan parti Saadet – BBP birlikteliği oldu. Aldıkları oy oranı yüzde 2'de kaldı. Onların ardından gelen 15 partiden hiçbiri yüzde 1'i geçemedi. Peki bunların içinde seçim sonuçlarını başarısız kabul eden oldu mu ? Hayır. Meclise girenler de dahil 20 partinin tamamı kendilerini başarılı ilan etti. Hepsinin de Genel Başkanları koltuklarına sıkı sıkı sarıldı.

Oysa başarı önce başarısızlığı kabul etmekle elde edilir. Başarısızlığı kabul eden, hangi konularda hata yapıldığını bulmaya çalışır. Bulduklarını düzeltmeye çalışır. Mevcut problemleri düzeltmek için hiçbir çözüm bulamazsa, en azından bir daha başarısız olmamak için çekilmesini bilir. Eğer başarısızlık kabul edilmezse, gelecek denemede yine aynı şeyler yapılır ve Einstein'ın dediği gibi “Aynı şeyleri yaparak farklı sonuç beklemek, aptallıktır.”

 

Madem ki 5. bir parti gerekiyor. Bu nasıl gerçekleşebilir ? Bir partinin başarısı için gereken şeyleri daha önce bir yazımda yazmıştım. Ancak bu gerekenler durup dururken partinin ayağına gelmez. Tam tersi küçük partilerin bir sürü sorunları vardır. Önce bu sorunların aşılması gerekir. Peki Türkiye'deki bir küçük partinin ne gibi sorunları vardır ?

Her şeyden önce küçük partilerin çalışacak insan sorunu vardır. Yeterli aktif insana sahip olmayan

bir parti ne halka ulaşabilir, ne de halkı vaatlerini gerçekleştirebilecek veya ülkeyi yönetebilecek yeterli kadrosu olduğuna inandırabilir. İnsan sorunu gerçekten büyük bir sorundur. İnsan olmadan ne yeni teşkilat kurulabilir, ne de halka ulaşılabilir. Bayrak asmak için bile insan gerekir.

 

Diğer bir sorun ise, para sorunudur. Ülkemizde yüzde 3'ü geçen partiler seçim yardımı alabiliyor. Bunu da yapabilen sadece meclisteki 4 parti var. Geri kalan partiler bağışlar ile idare etmek zorunda. Para olmadan reklam malzemesi yaptırılamaz. Teşkilat kurmak için yer kiralanamaz. Parti yöneticileri yurt içinde seyahat bile edemez. Büyük partilerin yaptığı gibi salonlar tutup konferanslar, kongreler falan yapmak ise imkansızdır. Para sorunun yeterli destekçi olduğunda devlet desteği olmadan aşılabildiğini HDP geçen seçimde gösterdi. O halde bu sorunun da çözümü yine insan sayısıdır.

Basında sesini duyuramamak ülkemize özgü bir sorun. Medya kuruluşları küçük partileri adeta yok sayıyor. Bu yüzden halkın çoğu seçime giren partilerin yarısını bile sayamaz. Kendini duyuramadıktan sonra, siyasi fikirlerinin dünyanın en güzel fikirleri olmasının hiçbir önemi yoktur. Geçtiğimiz seçimde birkaç küçük parti televizyondan yararlandı. Kendilerine destek veren kanallar bulabildiler. Ancak ana medyada yeterince yer alamadılar. Buna rağmen ilk 4 ten sonra gelen 3 parti bu az da olsa medya desteği olan partiler oldu.

 

Düzgün bir program ve kadro da küçük partilerin sorunlarından biri. Vaadettiğiniz şeyleri aynen programında bulunduran kazanma ihtimali olan bir parti varsa, halk niye onun yerine size oy versin ? Veya partiniz sadece başkanı ile tanınıyorsa, başka hiçbir ünlü veya kanaat önderinin desteğini alamadıysanız, halk kazanma ihtimaliniz olduğuna nasıl inansın? AKP'nin kuruluşunu hatırlayın. Kadrosunun çoğu daha önce tanınan kişilerden oluşmuştu. Keza HDP'nin kadrosunda da çok miktarda tanınan insan var.

 

Bunlar küçük partilerin temel sorunları. Şu an aklıma gelmeyen başka sorunlar da olabilir. Ama bu saydığım sorunların çözümü küçük partilerin işini büyük oranda kolaylaşırır. Peki ama bunlar nasıl çözülür ? Mevcut durumda çözülmesi imkansız. Çünkü yukarıda söylediğim gibi bütün partiler kendisini başarılı saydığından, bu sorunlara ciddi kafa yoran bir parti olduğunu sanmıyorum.

Oysa sorunların en kolay çözümlerinden biri birleşmektir. 20 parti çok fazla bir miktar olarak görünmeye bilir ama bir de seçime katılmayan veya katılma hakkı olmayan partiler var. Onların sayısı da 60 -70 tane diye biliyorum. Genel Başkanlar ve parti yöneticileri koltuklarını çok sevdiklerinden başka bir parti ile birleşmeyi akıllarına bile getirmiyor. İşin ucunda koltuğu kaybetme tehlikesi var. Bu yüzden “Adana'daki sadık üyemizi küstürürüz.”, “Birleşince oylar birleşmez.” “Bizim ideolojimizi savunan başka parti yok.” gibi bahanelere sarılıyorlar. Böylece bir seçim sırasında 15 tane küçük parti, mevcut küçük bütçeleri ve az insan kaynakları ile aynı bölgelere pizzacı gibi broşür dağıtmakla yetiniyorlar.

Oysa 3- 4 partinin birleştiğini düşünelim. Mutlaka birkaç koltuk meraklısı istifa edip ayrılacaktır. Ancak bütçe birden bire 3 – 4 katına çıkacaktır. İnsan kaynağı artacak ve aynı yerlerdeki teşkilatlar kapatılıp veya birleştirilip, yeni yerlerde teşkilat kurulabilecektir. Bu da ulaşılan insan sayısını arttıracaktır. İnsan sayısının çokluğunu görenler partiye katılacaktır. En azından ilgilerini çekecektir. İstanbul'un her ilçesinde teşkilatı olan bir parti mutlaka dikkat çeker. Parti içindeki etkili insan sayısı artacak, kamuoyuna birkaç tanınmış insan sunulabilecektir. Partiler kendi medya olanaklarını birleştirerek halka daha etkili ulaşabilecektir.

Bilmediğiniz bir yerde acıktığınızı düşünün. Yanyana 2 lokanta var. Biri dolu, diğeri boş. Hangisine girersiniz ? Tabi ki dolu olana. Hatta bu konuda özdeyişler bile var. İşte bir parti de iyi bilinmiyorsa, hiç olmazsa dolu olsun. O zaman insanlar gelir ve bir rüzgar oluşma ihtimali olur.

Bu makale 9897 kişi tarafından okundu.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan köşe yazıları/makaleler yazarların kendilerine ait görüşleridir. Köşe yazıları, makale ve yorumlardan Liberal Gazete veya liberalgazete.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Yazı, makale, yorum, herhangi bir içeriğin anayasa ve yasalara aykırı olamayacağı açıktır.
Sayısal Yazılım

Neden Liberal Gazete?

bilgi@liberalgazete.com

© Copyright - 2013 Liberal Gazete