16.01.2018 :
Aydın Rozental : Protectionism
Aydın Rozental

Geçmiş yazılarımda ağırlıklı olarak liberal uygulamaların nasıl olması gerektiğinden bahsettim. Ancak günümüzde gerek saf liberal uygulamaların imkansızlığı, gerekse liberalizm konusunda en yetkili insanlarda bile olan kafa karışıklığı, beni günümüz şartlarına uygun yeni bir ideoloji üzerinde çalışmaya itti. Bunun sonucunda bir süredir kendimi liberal olarak tanımlamayı bıraktım. Üzerinde çalıştığım ideolojinin adı ise Protectionism yani Korumacılık.

Geçtiğimiz günlerde gördüğüm bir haber tam olarak benim ideolojime uygun bir davranışı içerdiği için, bu yazıyı yazma gereği duydum. Bundan birkaç gün önce eniştem bireysel bir kullanıcı olarak, Çin'den getirttiği oyuncağı gösterdiği zaman, durumun gittikçe vahim bir hal aldığını düşündüm. Düşünün günümüz ticaretinde artık insanlar kullanacakları eşyaları bile, bir başka ülkeden getirtebiliyorlar. Üstelik de çok uygun bir fiyata.

Üretim, bir ülkenin en önemli ekonomik faktörüdür. Ancak insanlar ihtiyaçlarını ithal mallar ile karşılarlarsa, hatta son dönemde olduğu gibi ithalatçılara bile gerek kalmadan, doğrudan başka bir ülkedeki üreticiden alabilirlerse ve en önemlisi bunu yaparak bir fiyat avantajı elde ederlerse, bunların olduğu ülkede üretim çöker. Üretimin çökmesi ise başta işsizlik olmak üzere bir çok ekonomik soruna yol açar. Sonuçta o ülkede yaşayan herkes bundan etkilenir.

Peki Protectionism bu aşamada ne yapar ? Şu anda ekonomide Protectionism dendiği zaman sadece gümrükleri içeren bir uygulama anlaşılıyor. Ancak benim üzerinde çalıştığım ideoloji, hem ekonominin hem de hayatın her alanını kapsıyor. Yukarıda bahsettiğim haber de, hükümetimizin yaptığı, tam olarak buna örnek olabilecek bir uygulamayı içeriyor.

Önceki işlerimden dolayı oyuncak piyasasını az çok biliyorum. Malesef Türkiye'de benim bildiğim sadece bir güçlü oyuncak üreticisi kaldı. Onun da bir kısım ürünlerini Çin'de ürettirdiğini biliyorum. Keza sayısı fazla olmayan küçük çaplı oyuncak üreten firmalar var. Yani Türkiye'de oyuncak üretimi neredeyse bitmiş durumda. İşte hükümet bu duruma el koymuş. Düzce'de bir oyuncak organize sanayi bölgesi kurulması ve ilk etapta 20 firmanın oyuncak üretmesinin sağlanması planlanmış.

Dikkat edin burada devletin doğrudan oyuncak üretmesinden bahsetmiyorum. Oyuncak üretecek olan firmalara teşvik vermesinden bahsediyorum. Bu amaçla devlet hedefi de doğru tespit etmiş ve bu firmaların Çin ile rekabet edebilmelerini sağlamaya çalışacaklarını açıklamış. Böylece 3.000 cıvarında insana iş sağlanması düşünülüyor.

İşte benim üzerinde çalıştığım Protectionism de bunu içeriyor. Böylece devlet oyuncak piyasasını korumaya almış oluyor. Ancak üretimi doğrudan yapmıyor. Bu husus önemli. Çünkü devletin üretime doğrudan girmesi, sosyalizm'in bir söylemidir. Ve başarısızlığı da sosyalist ülkelerde görülmüştür. Oysa özel sektöre teşvik verip, üretime yöneltmek ve gerekirse gümrük desteği ile korumak farklıdır. Böylece hem iç piyasada üreticiler arasında bir rekabet olur, ve bu rekabet kaliteyi ve uygun fiyatı getirir, hem de iç piyasa dış etkilere karşı korunmuş olur.

Haberde bir güzel uygulamadan daha bahsediliyordu ki, o da bu firmalara iç ve dış piyasalara satış yapabilmeleri için Ar-ge desteği verileceğinin söylenmesi. Gerçekten bu destek, bir firma için bazı durumlarda parasal destekten bile önemli. İşte Protectionism'i benimsemiş bir devletin yapması gereken en önemli şeylerden biri de bu. Özel firmalara gerek yatırım aşamasında, gerek yatırımdan sonra gerektiğinde çeşitli alanlarda danışmanlık desteği vermek. Bu danışmanlık desteği Ar-ge , fizibilite veya hukuki destek olabilir.

Dünya'da ticaret 300 sene öncesi ile aynı değil. Çinden sadece ipek gelmiyor. Üstelik deve sırtında aylarca süren yolculukla hiç gelmiyor. Dünya ekonomisinin bazı gerçekleri var. Ve gelişmiş ülkeler çeşitli şekillerde pozisyonlarını almış durumda. Hal böyle iken, üretimi yeterince güçlü olmayan bir ülkenin, artık serbest piyasa şartlarında bu ülkelerin ürünleri ile rekabet edebilecek bir şeyler yapması neredeyse imkansız. Yapılması gerekeni yaptığı için hükümeti tebrik ediyorum.

Bu makale 6402 kişi tarafından okundu.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan köşe yazıları/makaleler yazarların kendilerine ait görüşleridir. Köşe yazıları, makale ve yorumlardan Liberal Gazete veya liberalgazete.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Yazı, makale, yorum, herhangi bir içeriğin anayasa ve yasalara aykırı olamayacağı açıktır.
Sayısal Yazılım

Neden Liberal Gazete?

bilgi@liberalgazete.com

© Copyright - 2013 Liberal Gazete