21.02.2020 :
Ferzan Heysem : Irkçılık ve Avrupa
Ferzan Heysem

 

                             Başbakan Erdoğan’ın Almanya ziyareti sona erdi. Öncesinde Alman medyası ve bazı gruplar provakatör gösteriler yaptılar. Erdoğan’ın Almanyaya gitmemesi için tabiri caizse kendilerini yırttılar. Yine Başbakan kimseyi dinlemedi ve gitti. İyi de yaptı. Son dönemler de aşırı sağ denilen ırkçı kafatasçı kesimler Avrupa’da etkinliklerini artırmaya başaladılar. Bu durum önemsenecek bir durumdur. Zira Avrupa çoğulçuluk yapısından kopmaya başlamıştır. Avrupa’nın parçalanıp şimdiki küçük devletçikler halini alması bu ırkçılık kafa yapılarından kaynaklanıyordu. Şimdi geriye geri dönüş mü oluyor. Özellikle son dönemlerde Avrupa’nın saplanmış olduğu ekonomiz kriz iktidarlarında el değiştirmesine sebep olmaktadır. Ukrayna’da yaşanan darbeler buna en iyi örnektir. Tamamen batmış bir devlet hailini aldı. O kadar ki kendilerinde alınan Kırım’ı bile alabilmek için bir şey yapamadılar. Göz göre göre parçalanmaya gitti. Irkçılık yaklaşımları sadece Avrupa’ya has bir durum değil. Dünyanın neredeyse her yerinde bir İslam düşmalığıdır almış başını gidiyor. Dünyanın her yerinde İslam acı ve zülüm içinde inliyor. Gerçek ve doğru bir liman Türkiye görünüyor. İslam coğrafyası da te kurtarıcı olarak Türkiye’yi görüyor. Kendi sorunlarını bir bir çözmeye başlayan, bölgesinde ve dünya da söz sahibi olan Müslüman Türkiye’yi lider görüyorlar. En basit örneği Soma faciyasında Pakistan ve Azerbaycan’ın da milli yas ilan etmiş olmasıdır. Bu çok güzel bir jestti ve dünyayay adeta bir mesaj niteliğindeydi. Bu mesajı anlayanlar anladı. Türkiye’nin bu önlenemez yükselişinin durdurmak isteyenler gezi olayında atağa kalkıp her fırsatta devleti alaşağı etmenin peşinde koştular. Vatanı vatandaşı değil elin almanının ve diğer bölücü terör devletlerinin istediklerini yaptılar. Özellikle uç örgütleri kullandılar. Şimdi de Alevi vatandaşlarımızı sokağa dökmenin peşindeler.  Ailevi vatandaşlarımız Allah’tan itidalli davranıp bu bölücülere prim vermiyorlar. Tarih göstermiştir ki sokak eylemleri ülkelere hep zarar vermiştir. Halka zarar vermiştir. İlginç olan sol kominist yapılanmalar, faşist diye tabir ettikleri Avrupa ve bazı çevrelerle kola kola göz gözedirler. Bunları görmek  ve oyuna gelmemek lazım. Büyük resmi görelim. Menderes’i asanlar,  Özal’ı zehirleyenler ile gezi olayları ve sonrasındaki olaylarla Recep Tayyip Erdoğan’ı devirmeye çalışanlar aynı kafanın yani İttihak ve Terakkinin birer uzantılarıdırlar. Bu böyle bilimelidir çünkü böyledir. Ne zaman Türkiye yükselişe geçmeye başladıysa hep engellendi ve engellenmeye çalışılmaktadır. Sevgili okuyucular, bu oyunları görmek için çok zeki olmak gerekmiyor. Biraz geçmişe bakılsa ne demek istediğimi anlayacaksınız. Türkiye’nin 10 yıl içinde nasıl bir gelişme kattettiğini anlamamak için beynimizi baya zorlamak gereklidir. Daha birkaç yıla kadar Kürtçe yasaktı. Şimdi tv, radyo, dil, Fakülte v.b bir çok imkan varsa bu Erdoğan ve bu hükümet sayesindedir. Bunu kimse inkar edemez. Milli silah sanayimizde yapılan yenilikler, milli tanklar, insansız hava araçları, silahlar, gemiler v.b. birçok yenilik bu on yıllık süreçte yapıldı. Haklıya hakkını vermek lazım.

 

                                Sözün Özü: Irkçılık görüldüğü gibi bir ülkenin en büyük düşmanıdır. Irkçılık hep zarar hep zarardır.

 

 

Bu makale 11529 kişi tarafından okundu.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan köşe yazıları/makaleler yazarların kendilerine ait görüşleridir. Köşe yazıları, makale ve yorumlardan Liberal Gazete veya liberalgazete.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Yazı, makale, yorum, herhangi bir içeriğin anayasa ve yasalara aykırı olamayacağı açıktır.
Sayısal Yazılım

Neden Liberal Gazete?

bilgi@liberalgazete.com

© Copyright - 2013 Liberal Gazete