21.01.2018 :
Ferzan Heysem : Militanlaşmış Beyinler
Ferzan Heysem

                       Kişinin başı kazınır, ıslak deve derisi sarılır ve böylece elleri kolları bağlı olarak Güneş altında bırakılır. Deve derisi kurudukça gerilir. Gerilen deri başı mengene gibi sıkar ve inanılmaz acılar vererek aklını yitirmesine neden olur. Böyle bir kişi bilinçsiz ve her istenen şeyi sorgusuzca yapan bir köleye dönüşür. Bu köleye de mankurt denir?  Çok eski dönemlerde yapılan bu köleleştirme yöntemiyle, köle anne ve babasını bile tanımaz. Efendisinin emriyle anne ve babasını bile öldürebilir. Günümüzde artık bu tür yöntemler kalmadı çünkü o dönemlerde sınırlı kişiler köleleştirilebilirken günümüzde toplumlar köleleştiriliyor. Artık köle değil fedai dönemini yaşıyoruz. Hasan Sabbah’ı duymuşsunuzdur. Hasan Sabbah müritlerini afyonla uyuşturuyor sonra sahte Cennetine koyup gençleri kandırıyordu. Gençler de afyonun etkisiyle gördükleri sahte cenneti gerçek zannedip Hasan Sabbah için ölüme gidiyorlardı. Yani Hasan Sabbah günümüzün ilk örgütlü terör yapılanmasını kurmuştu.

                    Gelelim gününmüze bunları anlatmamın temel nedeni günümüzde de değişen bir şey olmamasıdır. Günümüzde insanları hatta toplulukları yönlendirmek ve bir şeylere inandırmak daha kolaydır. Medya organlarıyla(Gazete, Tv, Radyo v.s.) insanları bir şeylere inandırmak kolaylaşmıştır. Günümüzün afyonu da medyadır. Bunun yanında bir de inanç temelli oyunlar vardır. Dini veya farklı inançları kullanarak insanlar ölüme bile sürüklenebilmektedir. Bunun en bariz örneğini gezi olaylarında gördük. İnsanların nasıl ağaç bahanesiyle yönlendirilip seçilmiş olan bir hükümeti devirmeye çalıştıklarını gördük. Ne kadar illegal örgüt varsa gezi olaylarındaydı. Nedense kimse Yalova belediyesinin ağaç katliamına ses çıkarmadı. Yalova’da kesilen ağaç değil miydi?

                     Neyse gelelim konumuza geçenlerde bir arkadaş bana tam militanlaşmış olduğumu söyledi. Bu arkadaşın beni gerçekten tanıdığını sanıyordum meğer yanılmışım.

Daha militanın ne demek olduğunu bile bilmediği kesin. Yoksa böyle bir şey söylemesi akıl karı değildir. Bakalım gerçekten kim militanmış. Hep beraber görelim:

                     Militan, üstünün her verdiği emri şartsız şurtsuz kabul eden ve uygulayandır. Asla emri veya verilen görevi sorgulamaz. Üstü vermişse bir hikmeti vardır diye düşünür. Gerekirse kendi fikriyle tam zıt kişilerle bile birlik olur. Asla sorgulamaz. İtaat et kurtul mantığındadır. Birazcık kafasını kaldırıp çevresine baksa neyin gerçek neyin yalan olduğunu görecektir ama militan ısrarla kendi fikirlerinin doğru olduğuna kendini inandırmıştır. Ona göre herkes yanlış sadece kendi doğrudur. Bunun içinde her yolu mübah görür. Kul hakkının haram olduğunu bilir ama kendi ulu olarak gördüğü fikirleri için kul hakkı da yer. Yeter ki kendi ve inandığı fikirler galip gelsin. Bu tipleri sokağa dökmek de çok kolaydır. Yukarıdan yani üstlerinden bir emir gelsin yeter. Hemen sokağa çıkarlar. Ülke batmış, yok olmuş umurlarında olmaz. Kendileri galip gelsin, kendileri ülkeyi yönetsin yeter. Yapılan büyük yenilikleri görmezler görmek istemezler. Kürtçe’nin her türlü serbest olması, Kürtlerin tanınması, Kürt dili ve Edebiyatı bölümünün açılması, Kürtçe propaganda hakkı verilmesi, Kürtçe medya organlarının serbest olması, başörtüsünün üniversitelerde kamuda ve daha birçok yerde serbest olması, milli projeler olan tank, helikopter, uçak, hızlı tren, gemi, sismik arama gemisi, Üçüncü havalanı, üçüncü köprü, Türkiye’nin enerji üssü olması, milli silah v.b. daha bir çok yenilik militanlaşmış beyinlerin umrunda olmaz. Hükümetin yaptığı her şeye karşı çıkarlar. Mesela birinci ve ikinci köprüye de CHP karşı çıkmıştı. Şimdi CHP ve onu destekleyenler bu köprüleri kullanmıyorlar mı? Kullanmasınlar o zaman. Yapılan hizmetlere karşı çık, sonra karşı çıktığın bu hizmetleri kullan. Vay be ne güzel demi.

                     Daha öncesinden bir cemaat grubundaydım. Uzun zaman önce Allah’a şükür bağımı kopardım onlarla. Beni çok yükseltmediler. Nedenini biliyor musunuz? Yapılan her şeyi sorgulardım. Nedenini merak ederdim. Sorgulayan değil itaat eden kişi istiyorlardı. Her zaman dedikleri bir cümle vardı hiç unutmam; İtaat et kurtul. Ben militan değildim. Allah’a şükür Allah bana akıl vermiş. Aklıma Peygamberimiz(S.A.V)  efendimize sürekli soru soran ve bu şekilde İslamiyet’i öğrenen sahabeler geldi. Efendimiz(S.A.V.) deseydi soru sormayın itaat edin kurtulun. Sizce kaç kişi inanırdı. Peygamberimiz(S.A.V) çok zekiydi. Sahabelerde zekiydi. Sorgulayarak Müslümanlığı pekiştirdiler.

                 Son söylemek istediğim; militanlaşmayın aklınızı kiraya vermeyin. Allah hepimize akıl vermiş ki düşünelim ve doğruyu bulalım. Bizim adımıza birileri düşünecekse Allah’ın verdiği bu nimeti ne diye taşıyoruz. Selam ve Dua ile…

                     

 

 

Bu makale 7244 kişi tarafından okundu.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan köşe yazıları/makaleler yazarların kendilerine ait görüşleridir. Köşe yazıları, makale ve yorumlardan Liberal Gazete veya liberalgazete.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Yazı, makale, yorum, herhangi bir içeriğin anayasa ve yasalara aykırı olamayacağı açıktır.
Sayısal Yazılım

Neden Liberal Gazete?

bilgi@liberalgazete.com

© Copyright - 2013 Liberal Gazete