21.01.2018 :
Ferzan Heysem : Şimdi Ne Olacak
Ferzan Heysem

7 Haziran Milletvekili seçimleri yapıldı. Ak Parti % 40 ile 1. Parti olmasına rağmen darbe anayasamıza göre tek başına iktidar olamıyor(Yani tek başına hükümet kuramıyor). Seçimlerden önce Ak Parti açısından bu seçimlerde oy kaybına uğrayacağını her ortamda dile getirmiştim. Ak Parti’nin 13 yıldır ilk defa bu kadar sıkıntılı bir seçime girdiğini söylemiştim. Peki 13 yıldır tek başına iktidar olan bir parti ne oldu da birden bu kadar oy kaybı yaşadı. Bu analizimde öncelikle Ak Parti’nin yaptığı hataları Ak Parti’ye oy vermiş ve yine oy vermeye devam edecek bir seçmen olarak yazıyorum. Ardından seçmen ne istiyor ve Ak Parti ne yapmalıdır, açıklamaya çalışacağım.

Ak Parti, iktidar olduğu 2002 yılında tüm toplumu kucaklamış, zaman geçtikçe de bu herkesi kucaklama özelliği yavaş yavaş azalmaya başladı. Ak Parti ayrımcılık ve ırkçılığı bitirmek için birçok adımlar attı. Çözüm Sürecini başlatarak Kürt halkımızla devleti barıştırdı. Şehit haberleri azaldı şimdi ise çok şükür hiç şehit haberi gelmiyor. Böyle güzel şeyler olurken Ak Parti’nin içinden yine Türk ırkçılığını savunan gruplar türemeye başladı. Kendilerine Müslüman Türk gençliği ismini takmış bu grup Müslüman Kürtlerin haliyle tepkisini çekti. Bu tür paylaşımlar yapanları; ‘’Müslüman Tük diyeceğinize sadece Müslümanlar deyin. Türkiye halkı deyin’’ diye çok uyardım ama dinletemedim.

Çözüm Sürecinin gerekliliği ne Türklere ne Kürtlere ne de diğer etnik gruplu vatandaşlara tam anlatılamadı. Davaya gönül vermiş insanlar dışlandı yerine sırf kendi adamları diye menfaatçi kişiler getirtildi. Yolsuzluk yaptı veya yapmadı, 3 bakanın Yüce Divana gönderilmemesi Ak Partiye gönül verenleri bile şaşırttı çünkü muhalefet bunu üzerinden bak eğer yolsuzluk yapmasalardı Yüce Divana gönderirlerdi diye toplum mühendisliği yapmalarına ve başarılı olmalarına neden oldu.

Ak Parti’deki bazı kişilerin zamanında topluma yapılan baskıyı kendilerine karşı olanlara aynen yapmaları da tepki toplayan olaylardan biri. Ak Parti içindeki rantçıların rant sağlamak amacıyla sevmedikleri herkesi paralelci diye lanse etmeleri de düşünülmesi gereken bir diğer konudur.

Seçim öncesi teamül yoklamasında halkın istediği adaylar yerine kendi istedikleri kişileri aday göstermeleri de sıkıntılardan biriydi. Kendim bizzat yaşadığım bir olayı aktarayım. Adana’da Ak Parti’den aday adayı olan bir vatandaş, temayül yoklamasında ilk dörde giriyor. Gece on ikiye kadar da aday listesinde ilk dörtte ismi geçiyor. Sabah bir kalkıyorlar ki bu aday adayının ismi ilk 12 de bile değil. Bu da aday adayının ve onu sevenlerin zoruna gitti haliyle.

Ak Parti’nin bir diğer hatası da Taşeron işçi mesesi yaklaşık iki yıldır buna çözüm bulunağı söyleniyordu ama seçim sonrasına bırakıldı. Bir üniversite hastanesinde taşeron çalışan personelin nerdeyse tamamı seçimden önce bu iş halledilirse oyum Ak Parti’nindir demişti. Halledilmezse Ak Parti’ye oy vermem demişti. Ak Parti’yi desteklediğini bildiğim birçok kişi Ak Parti’yi çok seviyorum ama iki yıldır taşeronu hep halledeceklerini söylüyorlar ama ortada bir şey yok. Eğer halletmezlerse Ak Parti’ye kesinlikle oy vermem diyorlardı.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başbakanken asla teröristlerle hükümet olarak görüşmemiz mümkün değil demişti. Bir süre sonra Oslo görüşmeleri sızdırıldı. Arkadaş ortamında otururken bende bu konuyla ilgili başbakanımız yanlış yaptı dedim. Oradaki bazı Ak Partili arkadaşlar beni topa tuttular. Benim yanımda Tayyip Erdoğan’a bir şey diyemezsin dedi. Kötü bir şey demedim ki dedim. Öncesinden halka münasip bir dille ‘’halkım şehit kanlarının durması için analar ağlamasın diye böyle bir çalışma yapıyoruz’’ gibi bir açıklamayla insanlar ikna edilmeliydi, dedim. Çünkü vatandaş siyasi olayları bilmez anlatmak lazımdı dedim ama dinleyen kim. Bağırdı çağırdı bende baktım olmuyor sustum. Biz putları yıkmak için geldik ama bakıyorum da kendi putlarımızı yapmışız. Tayyip Erdoğan’ı ne kadar çok sevdiğimi herkes bilir ama Tayyip Erdoğan peygamberimizden daha üstün değil. İslami bilince sahip olmalıyız. Herkes hata yapar sadece Peygamberler hatasız ve günahsızdır. Bir kişiyi sevmemiz onu eleştiremeyeceğimiz anlamına gelmez. Yoksa bu ona yapacağımız en büyük kötülük olur.

Ak Partili olmadığını bildiğim birçok kişinin Ak Partili görünüp yüksek makamlara gelmesi ve insanlara zulüm etmesi, bazı il başkanları veya kurum yöneticilerinin halktan kopuk olması, eski Türkiye’de en çok şikayet ettiğimiz kurumlardaki mobbing olayının aynısını bazı Ak Partili yöneticilerin yapması gibi.

Yukarıda saydığım ve saymadığım birçok nedenden ötürü Ak Partili seçmen küstürüldü.

Seçmenin amacı aslında Ak Parti’nin oylarının biraz düşmesini sağlayarak ilk haline dönmesini sağlamaktı. Yani bak oyunu düşürdük kendinize gelin demek istediler. Oyların bu kadar düşeceğini ve tek başına hükümet olamayacağını düşünemediler. Şimdi hepsi pişman. Pişman olduklarına da kendim bizzat şahit oldum. Biz ne yaptık diyorlar. Hiçbiri koalisyon istemiyor. Bir daha seçim olsa oyumuzu Ak Parti’ye vereceğiz diyorlar. Şimdi size gerçek bir olayı aktaracağım. Bu olay seçimlerden kısa bir süre önce oluyor. İşte Olay; Fabrikası olan birisi iki hafta önce bankadan kredi istiyor bankanın cevabı şu; seçimden sonra Ak Parti iktidarı devam ederse biraz daha uygun faiz oranı ile verebiliriz. Eğer koalisyon olursa faiz daha yüksek olur. Bekleyelim der.
Başka bir arkadaşımız 10 gün önce ev kredisi 0.89 dan kullandı. Bugün bankayı aradık 1.30 dan kredi verebiliriz yarın ne olur bilemem dedi.

Aslında bir musibet bin nasihatten iyidir. Belki bu süre zarfında Türkiye’ye, vatandaşa maddi ve manevi zarar gelecek. Olsun böylece Ak Parti, yanlışlarının farkına varıp eski haline gelebilme fırsatını yakaladı. Halkta koalisyonların ne kadar kötü olduğunu bir daha hatırlama fırsatı buldu.(Aslında koalisyon olacağına da hiç ihmal vermiyorum ya neyse.)

Mesele HDP’nin meclise girip girmemesi meselesi değildir. Ben HDP meclise girdi diye kırgın ve kızgın değilim. Olabilir halk tercihini yaptı. Herkese bir mesaj verdi. Benim moralimi bozan ne oldu biliyor musunuz? Yıllarca Hükümeti Pkk ile anlaşma yapıyor. Ülkeyi Pkk’ya sattı diye eleştirenlerin(MHP, CHP v.s.), sırf Ak Parti tek başına iktidar olmasın ve anayasayı değiştirmesin diye HDP’yi barajı geçirtmeye çalışmaları yok mu işte bu koyuyor. Kaç defa MHPli olduğunu bildiğim kişilerin, HDP barajı aşacak Ak Parti bitecek diye zil takıp oynadıklarına şahit oldum. Şimdi de gelmiş sosyal medya üzerinden akılları sıra algı operasyonu yapıyorlar. Mesut Barzani ile Tayyip Erdoğan’ın yan yana geldikleri fotoğrafları paylaşıp işte PKK ya siz yüz verdiniz meclise girdiler diyorlar. Öncelikle HDP hep meclisteydi, sanki yeni meclise girmiş gibi bir hava oluşturmayın yemezler. Mesut Barzani dediğiniz adam, Irak Kürdistan’ın resmi devlet başkanıdır. Yani yasaldır. Irak Kürdistan’ın bayrağıyla pkk bayrağı asla bir değildir aralarında dağlar kadar fark vardır. Mesut Barzani Muhazafar yani dindardır. PKK ise sol görüşlüdür. Mesut Barzani günahı kadar Pkkyı sevmez. Pkk da Mesut Barzani’yi sevmez. Irak Kürdistan’ında bizim medyaya pek yansımasa da bir güç savaşı yaşanmaktadır. Pkk orda da Kürtlerin tek temsilcisi olmaya çalışıyor. Barzani buna asla izin vermiyor bu yüzden aralarında sürekli çatışmalar oluyor. Bunlardan haberiniz yok. Çünkü araştırmazsınız. At gözlüğü takmış sadece önünüzü görüyorsunuz. CHP Atatürkçü geçinir. Sorsanız Pkkyı hiç sevmezler ama sırf Tayyip düşmanlığı için her CHP li aileden 1-2 kişi de HDP ye oy vermekten çekinmez. CHPli olduğunu bildiğim bir kişinin seçimlerden bir gün sonra sosyal medya da seni başkan yaptırmadık gibi bir paylaşım yapması size tanıdık geldi mi? Selahattin Demirtaş’ta seçimler öncesi meydanlarda seni başkan yaptırmayacağız diye bağırıyordu. Biri CHPli biri HDPli sorsanız CHPli Pkk/HDP yi sevmez. Gel külahıma anlat.

Çok uzattığımın farkındayım ama meselenin net anlaşılması için buna mecburum. Peki bundan sonra ne olacak. Dört parti de koalisyon için şartlarını açıkladı. Şartlara baktığınızda koalisyon ihtimali pek görülmüyor. Hadi bir şekilde koalisyon oldu diyelim bu çok üzün sürmeyecektir. Koalisyon ihtimali bile Doları altını uçurmaya faizleri arttırmaya yetti.

Yani erken seçim kapıda.

Selam ve Dua ile

 

Bu makale 6750 kişi tarafından okundu.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan köşe yazıları/makaleler yazarların kendilerine ait görüşleridir. Köşe yazıları, makale ve yorumlardan Liberal Gazete veya liberalgazete.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Yazı, makale, yorum, herhangi bir içeriğin anayasa ve yasalara aykırı olamayacağı açıktır.
Sayısal Yazılım

Neden Liberal Gazete?

bilgi@liberalgazete.com

© Copyright - 2013 Liberal Gazete