23.10.2017 :
Metin Türkeli : Sağlık bakanlığı kaç kişiyi öldürdü ?
Metin Türkeli

SAĞLIK BAKANLIĞI KAÇ KİŞİYİ ÖLDÜRDÜ ?

Belediyelerde dahil olmak üzere, her hangi bir kamu kurumu ihale açtığında ya da mal alım talebi hazırladığında marka ismi vermesi yasal ve etik olarak doğru değildir. Haksız rekabeti, muhtelif suistimalleri vb. önlemek açısından da uygun olan budur. Ancak kullanılacağı işin özelliğine veya alınması istenen mala uygun özellikleri de teknik şartnamede belirtmek gerekir. Örneğin bir kepçe alınacaksa teknik şartnameye “ belden kırmalı “ ibaresi eklendiğinde, ihaleye katılabilecek firma sayısı alabildiğine kısıtlanmış olur, bir de milliyetçi damardan girerek “ yerli üretim “ şartını ekleyiverince, belki de beygir gücü çok daha yüksek, yedek parçası, servisi,  kullanımı daha yaygın işinizi daha kolay görebileceğiniz tanınmış bir marka kepçe yerine çok daha pahalı fiyata bir traktör sahibi olmuş oluruz. “ oluruz “ kelimesi cümlenin başıyla uyuşmadı mı ? Peki “ olursunuz !“ diye düzelteyim. Çünkü onu almak için ödenen para da, fazladan ödenen para da içinde sizin de bulunduğunuz bizim cebimizden vergi adıyla çıkan paralarla oluşturulan bütçeden ödenmiştir.  Yani harcanan para hepimizindir, para bizimse mal da bizimdir. Ama ben biliyorum siz ya da eşiniz pazara gidip limon alacağınızda 8 TL  fiyatları görünce 7 TL yazan tezgahı bulmak için geziyor ve 6 TL olmaz mı pazarlığı yapıyorsunuz. En azından ben öyle yapıyorum, yoksa siz 8 yerine 9 TL ödeyeyim mi diyordunuz ? Yok canım o fazladan ödenen bir lirayı pazarcıyla paylaşacağım demeyeceksiniz her halde.  Kepçe  parasına traktör alırken tedarikçiye kaç para ödediğinizi siz bilmiyorsunuz tabii ki paramızı doğru şekilde kullansın diye maaş ödediğimiz memur bilecek onu da. Arada fark mı varmış, fark nasıl paylaşılırmış, partiye mi gidermiş, memurun cebine mi , yok canım hemen kötü niyetli düşünmeyelim, tedarikçi açısından bunun vergisi var, stok maliyeti var, riski var, vade farkı var filan derken tedarikçiler öyle yarı yarıya kabul etmez zaten genellikle.

Kıyıda köşede kalmış internet haber sitelerinden birinde “ LDP genel başkan yardımcısı Gonca soruyor: Sağlık Bakanlığı kaç kişiyi öldürdü ? “ başlıklı bir haber paylaşılmış. Konu ldp.org resmi sitesinde de yer almış.  Liberal Demokrat Parti malum partilerden biri olmadığı için medyada yer alamayacak olan bu haberi sizinle de paylaşayım istedim. Sabun temizlik için kullandığımız pek de önemsemediğimiz bir malzeme aslında, Katısı var, sıvısı var, defnelisi, kokulusu, renklisi, yeşili, beyazı vb. bolca çeşidi, fiyatı var da var.  Gerçi yıllar öncesinde sıvı sabunlarda kanserojen madde var diye okuduğum bir haber yüzünden  mecbur kalmadığımda kalıbını kullanmaya çalışıyorum. Her ne kadar bizler için sıradan önemsemeden kullandığımız bir temizlik malzemesi olsa da, Afrika’da, ortadoğuda yer alan, ortalama yaşam süresinin, gelir düzeyinin oldukça düşük olduğu bazı ülkelerde erişilmesi zor maddelerden biri. Yok bu haberin konusu düşündüğünüz gibi değil, “ antiseptik sıvı sabun “ . Yani mikrop öldürücü özelliği olan, ameliyata giren doktor ve sağlık personelinin, ameliyat öncesi 3 kez kullanması gereken.  Mesleği Eczacılık olan Liberal Demokrat Partinin genel başkan yardımcısı Sn. Ali Sami Gonca üşenmemiş bir hastaneden örnek almış, tahlil ettirmiş, mikropları öldürmek için gereken etkin madde oranının % 4 olması gerekirken bunun % 0,32 ( yazıyla binde 32 ) olduğunu tespit ettirmiş ve bunu da  mahkemeye tescil ettirmiş. Merak ettim google amcaya fiyatını sordum,  5 kilosu 21 TL gibi bir perakende fiyatla karşılaştım. Aslında çok da pahalı, üretimi çok zor olan bir şey de değil anlaşılan. Kullanımın ne kadar yaygın olduğunu da siz araştıverin canım, her şeyi de benden beklemeyin lütfen.  Gerçi Sn. Gonca sağlık bakanına  “Bu sözde antiseptik sabun yüzünden kaç garibanın günahına girdiniz? Bu sabundan dolayı mikrop kapıp kaç kişi öldü? Bu ölümlerden dolayı geceleri nasıl rahat uyuyabiliyorsunuz? Bu ürün yüzünden kaç kişi mikrop kaptı, bu kişiler için devlet ne kadar ilaç harcaması yaptı, mikrop kapan kişiler hastanede fazladan ne kadar kaldı, bunun sağlık sistemimize maliyeti nedir? Kayıp işgücünün tutarı nedir?Bu ürün devletin hastanesine ihale ile nasıl alındı, kim kontrol etti, üretim yeri var mı? Kim üretim yeri izin belgesi verdi, İstanbul’da bir hastahane’de kullanıldığını bildiğimiz bu ürün başka hangi hastanelere verildi mi? Şimdi bu firma üretim yapıyor mu? " diye sormuş ve açıklamalarına devam etmiş. Cevap alabildiğini, alabileceğini pek sanmıyorum.  Benim asıl merak ettiğim sağlık bakanlığının ya da memurlarının etkin maddesi eksik mikrop öldürme özelliği olmadığı halde para ödenip alması bir yana, bunu kullanarak hijyen sağladığını düşünerek ameliyata girişen operatör doktor, narkozcu, hemşire, teknisyen vb. ekibin şifa bulması niyetiyle ameliyat ettiği kaç hastaya, bilmeden kendi elleri ve neşterleriyle, katgütleriyle mikrop bulaştırarak ölümüne sebep olduğu.  Şükür yakın zamanda ben ameliyata girmiş değilim ki bu satırları sizinle paylaşabildim. Demeyin yakın zamanda bir ameliyat sonrası akrabanız mı vefat etmişti.  Bu haberi daha önce okuyup uyarmamış olduğum için ayrıca üzüldüm şimdi. Başınız sağ olsun. 

Ben hatırlatma ve uyarı görevimi yapmış oldum bu yazıyla, siz de paylaşır, yorumlar, itirazınzı belirtir, hesabını sorarsanız her halde daha fazla ölümün önüne geçerek sevap işlemiş olursunuz.  Yakın zamanda, sağlıklı günlerde, mikropsuz, yok yere ölmediğimiz ortamlarda  görüşmek üzere sağlıcakla kalın, ne kadar mümkünse.  Sevgi ve saygılarımla. 

Bu makale 11596 kişi tarafından okundu.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan köşe yazıları/makaleler yazarların kendilerine ait görüşleridir. Köşe yazıları, makale ve yorumlardan Liberal Gazete veya liberalgazete.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Yazı, makale, yorum, herhangi bir içeriğin anayasa ve yasalara aykırı olamayacağı açıktır.
Sayısal Yazılım

Yazarın Diğer Yazıları

Toplam 2 Makale

Neden Liberal Gazete?

bilgi@liberalgazete.com

© Copyright - 2013 Liberal Gazete