10.12.2017 :
Mert Eke : Türkiye'de Cumhuriyetin kıymeti neden bilinmiyor
Mert Eke

Cumhuriyet yönetiminin ruhunu anlayabilmek için ortaçağ dönemine hatta daha gerilere gitmemiz gerekiyor. Cumhuriyet ruhunun tarihini incelemek için eski Avrupa toplum yapısını incelememiz isabetli olacaktır. Avrupa'nın toplumsal ve siyasal yapısı günümüzde çok ileri bir düzeydedir. Ancak geçmişe gidildiğinde Avrupa'da toplum yapısının ne kadar berbat bir durumda olduğu görülecektir. O dönemlerde toplum serfler (köleler), burjuvalar, rahipler ve asiller olmak üzere sınıflara ayrılırdı. Kölelerin durumları o kadar berbattı ki üst sınıfların ve devlet otoritesinin altında yüzyıllarca ezilmiş ve zillet içinde yaşamışlardır. Bununla beraber devlet otoritesinin altında ezilenler sadece köleler değildir. Avrupa'da zalim Krallar halklarına daima zulüm etmiş ve hak hukuk dinlemeden toplumu keyfi bir şekilde yönetmişlerdir.

 İşte Avrupa kültüründe yer alan bu zalim Hükümdarlar halkın şiddetle cumhuriyete ihtiyaç duymasına sebep olmuştur. Ezilen halklar yüzyıllardır sürüp giden bu düzene son vermek ve haklarına kavuşmak için isyanlara başvurmuşlardır. 1688'de İngiltere'de Kralın otoritesine karşı kanlı bir savaşla gerçekleştirilen Görkemli Devrim ve yaklaşık bir yüzyıl sonra 1789'da Fransa'da gerçekleştirilen kanlı ihtilal Avrupa halklarının demokrasiye ne kadar ihtiyaç duyduğunu gösteren büyük tarihi olaylardır. Japonya ve A.B.D.'de bu bahsettiğimiz süreçleri benzer şekillerde yaşamıştır. A.B.D. kolonileri zalim İngiliz düzenine, Japonya halkı ise zalim imparatoruna isyan ederek demokrasiyi kazanmıştır.

 Dikkat ederseniz günümüzde yukarıda bahsettiğim ülkelerde halk cumhuriyetin ve demokrasinin kıymetini bilmekte ve önemini anlamaktadır. Bu yüzden bu ülkeler günümüzün en müreffeh toplumlarıdır. İç politikalarında bireysel hak ve özgürlüklerinden asla taviz vermezler. Cumhuriyet yönetimini asla tartışmaya açmazlar. Tüm yetkileri bir kişinin keyfine bırakmak bu ülkelerde söz konusu bile olamaz. İşte tüm bunlar bu halkların acı tecrübelerinin eseridir.

 Türk tarihini incelediğimiz zaman ise bizde sınıf ayrımı yoktur. Soyluluk ve kölelik yoktur. Sadece hanedan ailesi ayrıcalıklıdır. Halk arasında asiller sınıfı söz konusu değildir. En önemlisi de Türk töresine göre hükümdarın halka zulmetme hakkı yoktur. Hükümdar hem kendi halkına hem de himayesini kabul eden halklara zulmedemez. İslam öncesi Türk hükümdarları ekseriyetle bu töreye sadık kalmışlar ve tebaalarına zulmetmemişlerdir. İslami yönetime göre de hükümdarın halkına zulmetmesi yasaktır. Türkler İslam'ı kabul ettikten sonra da halklarına zulmetmeme geleneğini sürdürmüştür. Bazı istisnalar dışında Türkler hükümdarlarından ciddi zulümler görmemiştir. Savaş ve mücadele hep dışarıya yönelik olmuştur. Türkler hem savaşçı yapısından hem de coğrafi şartlardan hep dış unsurlara karşı savaşmıştır. Avrupa'da olduğu gibi halk tarafından demokrasiye şiddetli bir ihtiyaç duyulmamıştır.  19. yüzyılda Osmanlı'da görülen bazı demokrasi hareketleri de halk tarafından değil aydın kesim tarafından gelmiştir.

 Osmanlı İmparatorluğu yıkılıp kurtuluş savaşı kazanıldıktan sonra dahi halktan gelen ciddi bir demokrasi talebi yoktur. Halkın gönlünden Atatürk'ün padişah olması ve yeni bir imparatorluk kurulması geçmektedir. Ancak Atatürk belki de döneminin en aydın insanı olarak Türkiye halkına cumhuriyeti layık görmüş ve halkın gönlünde çok da olmamasına rağmen cumhuriyet yönetimini bu güzel ülkeye hediye etmiştir. Cumhuriyetin ilanından sonra bu yönetimin kıymeti net olarak anlaşılamamış ve muhtelif isyanlar patlak vermiştir. Günümüzde de hala cumhuriyetin anlamı ve önemi tam olarak idrak edilememiştir. Geçtiğimiz referandumda alınan sonuç ve cumhurbaşkanına halkın bazı kesimlerince verilen koşulsuz destek bunun ispatıdır. Yakın tarihimizde de acı örnekler mevcuttur.

 Sonuç olarak Avrupa toplumlarında cumhuriyet yönetimi şiddetli bir zaruret sonucu halkın kendisi tarafından talep edilerek kanlı savaşlar sonucunda elde edilmiş, anlamı ve önemi tam olarak anlaşılmıştır. Bizde ise halk tarafından talep edilmemiş ancak yüce bir insan tarafından halka hediye edilmiştir. Bu yüzdendir ki cumhuriyetin kıymetini tam olarak anlamış değiliz. Dilerim ki cumhuriyetin kıymetini Avrupa toplumları gibi ezilerek değil, okuyarak ve düşünerek anlarız...

Bu makale 249 kişi tarafından okundu.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan köşe yazıları/makaleler yazarların kendilerine ait görüşleridir. Köşe yazıları, makale ve yorumlardan Liberal Gazete veya liberalgazete.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Yazı, makale, yorum, herhangi bir içeriğin anayasa ve yasalara aykırı olamayacağı açıktır.
Sayısal Yazılım

Neden Liberal Gazete?

bilgi@liberalgazete.com

© Copyright - 2013 Liberal Gazete