23.10.2017 :
Güven Çetin : Liberalizm Nedir? Liberal Kimdir?
Güven Çetin

Liberalizm Nedir? Kime Liberal Denir?

Liberalizm kavramı Türkiye'de yakın zamanda tartışılmaya başlandı. Yoğun olarak tartışılmaya başlandığı dönemi, 1980'ler Özal ve sonrası dönem diyebilir. Liberalizm Kaynaklarının yoğun olarak Türkçe'ye çevrilmesi ise, çok daha yeni olup, LDT (Liberal Düşünce Topluluğu)'nin kurulmasıyla hız kazanarak, kurumsallaşmayı başarmış ve çoğalmaya devam etmektedir.

Kim Liberaldir veya kime Liberal denir sorusuna cevap bulmak için; Liberalizm'in Türkiye'de yeni olduğunu hatırlayarak, Liberalizm'in tanımını yapmak ve Liberal ilkeleri açıklamak yerinde olacaktır. Ancak Liberalizm'in değerlerini detaylı bir şekilde anlatarak bir yazıya sığdırmak mümkün olmadığı gibi buna gerek de yoktur.

Liberalizm Nedir?

Liberalizm en basit tanımıyla özgürlük veya bireysel özgürlük demektir. Birey özgürlüğü derken, bu kavramın içine bireyin düşüncesini ifade özgürlüğü, bireyin ticaret yapma özgürlüğü, bireyin inanç özgürlüğü, bireyin mülkiyet edinme özgürlüğü, bireyin siyaset yapma özgürlüğü gibi özgürlükleri sıralamak mümkündür. Özgürlük yalnızca bireye mi ait? mesela kurumlar özgür olamaz mı? sorusunu; özgür birey veya bireylerin oluşturduğu her örgüt, kurum veya kuruluş birey özgürlüğüne benzer şekilde özgürlüklere sahiptirler. Kısaca var olan her meşru özgürlüğün bir çatı altında toplanması durumunda bu çatıya Liberalizm denebilir.

Özgürlük Nedir?

Özgürlük en basit tanımıyla; Bireyin özgürce hareket ettiği alanda diğer bireylerin özgürlüklerinin ihlali ihtimali, bireyin özgürlük sınırlarını ve özgürlük alanını tanımlar.

Aslında özgürlük veya birey özgürlüğü denince sınır belirtmeye çok da gerek yoktur. Çünkü her bireyin özgürlüğünün söz konusu olduğu bir toplumda "özgürlük ihlali" kavramı gereksiz ve varlığı halinde kriminal bir eylem olarak algılanması gerekir. Her bireye özgürlük denince, neden diğer bireylerin özgürlük ihlali akla gelsinki? Ancak eğitim sistemimizde ve siyasal sistemimizde özgürlüğün tanımı yapılırken bile sınırları ifade etme gereği duyarız. Bu da toplum olarak bizlerin ne kadar ihlalci bir toplumun bireyleri olduğumuzu gösterir.

Özgürlük, liberalizm'in ruhunu ifade etmektedir. Dolayısıyla kim liberaldir sorusuna cevaben ilk bakılması gereken değer özgürlüktür. Kişi birey özgürlüğünü kısıtlayıcı bir faaliyette bulunur, ancak genel anlamda özgürlükçü ise o kişiye kısmı liberal veya taşıyıcı liberal de denebilir. Ancak yaşama özgürlüğü, çalışma özgürlüğü gibi hayati önem taşıyan özgürlüklerden bir tanesini bile ihlal edip, diğer özgürlükleri benimseyen kişiye kısmi veya taşıyıcı liberal de demek mümkün değildir.

Örgürlüklerin tamamını benimseyen Özgürlükçü insan liberaldir. Hayati özgürlüklerden bir tanesini veya özgürlüklerin çoğunu ya da tamamını kısıtlayan bir düşünce sistemine sahip olan insana liberal demek mümkün değildir.

Liberalizm kurgusal olmayıp, insan ve insanın yaşadığı çevre ile ilgili olduğundan, farklı bölgelerde farklı uygulamalardan dolayı farklı şekillerde tanımlanabilir. Örneğin internetin olmadığı bir ülkede sosyal medya özgürlüğü anlamsızdır. Dolayısıyla o ülkenin liberalizm değerleri arasında sosyal medya özgürlüğü olmayacaktır. Ancak özü özgürlük olan Liberalizm, yeni ve meşru olan her türlü özgürlüğü değerler sistemine dahil edebilir. Dolayısıyla liberalizm statik bir siyasal sistem değil, dinamik bir siyasal sistem ve dünya görüşüdür.

Liberalizm'de Devlet?

Liberal kimdir sorusuna cevap ararken kişinin, devleti nasıl tanımladığı çok önemlidir. Çünkü insanlar topluluk halinde yaşamaya başladıkları dönemden beri, en güçlü örgüt olarak devleti keşfetmişlerdir.

Yukarıda bireylerin kurdukları örgütlerin de bireyin sahip olduğu özgürlüklere benzer özgürlüklere sahip olduğunu söylemiştim. Devlet, insanların keşfi ve kurdukları örgüt olduğuna göre, devlet özgür müdür? 

Hayır devlet özgür değildir. Çünkü devletin keyfi davranma durumu söz konusu olamaz. Devlet; insanların ortak kararlarıyla; insanların ortak faaliyetleri için ve insanları özgürlüklerinin ihlal edilmesi durumunda koruyan ortak elidir. Devlete yüklenen misyon, devletin hareket alanını belirleyecektir. Devletin hareket alanı dendiğinde, devleti yönetenlerin hareket alanı belirlenmiş olacağından, örgütlü ve silahlı gücü olan devlet'e karşı birey çok zayıftır. Dolayısıyla özgürlüğü tehlike altında olan bireydir. Kişinin devlete nasıl bir rol biçtiği ve nasıl görevler yüklediği, kişinin liberal olup olmadığının en önemli kriterlerinden biridir.

Devlet, birlikte yaşamak, sosyal alanlar oluşturmak, insanların yaşamlarını daha iyi devam ettirebilmeleri için bir arada yaşarken, insan fıtratından kaynaklanan şiddet eğilimlerine ve dış etkilere karşı zorunlu bir gerekliliktir. Ancak gücünden ve kötü yönetiminden korkulan bir gerekliliktir. Çünkü devletin kötü insanlarca yönetilmesi birey özgürlüklerini kısmen veya tamamen yok edebilmektedir.

Liberal Kişiden, devletin özgürlüklere müdahale ihtimaline ve devlet gücünün bireye yönelmesi ihtimaline daima şüpheyle bakması beklenir. Birey özgürlüklerini devlete feda eden bir anlayış kesinlikle Liberal değildir.

Liberal Değerler

Liberalizm'in değerlerini en doğru şekilde Atilla Yayla, Mustafa Erdoğan, LDT üyeleri ve akademik camiadaki diğer hocalarımızdan sık sık duyarız. Bende burada önemli bir kaç tanesini tekrarlamayı gerekli görüyorum. Ayrıca her liberalin Liberalizm ile ilgi bir yazı yazdıklarında, bu değerlere mutlaka yer vermelidirler diye düşünüyorum. Çünkü Türkiye'nin buna ihtiyacı var.

Bireycilik: İnsan (birey) özgürlüğünü herşeyden önemli gören ve bireyin kendi kendine yeterliğini, kendi kendini yönlendirebilirliğini, görece özgür bireyi ya da benliği ifade eden siyaset ve toplum felsefesidir.

Piyasa: Bireyin özgürlükleri arasında sıraladığımız, bireyin ticaret özgürlüğü; ancak serbest piyasa modelinde mümkündür. Devletin hiç müdahale etmediği piyasalarda bireyler arz ve talep doğrultusunda kar ve faydalarını maksimize etmek için çalışacaklardır.

Hukuk: Bireyler arasında veya bireyle kurumlar arasında yada kurumlar arasında anlaşmazlıkları gidermek, kısaca özgürlüklerin ihlalilini caydırıcı bir takım yaptırımlar ve önleyici tedbirlerin alınması kaçınılmazdır. Bencillik ve açgözlülük insanın doğasında olduğundan, her bireyin kar ve faydasını maksimize ederken çatışmalar kaçınılmaz olmaktadır, dolayısıyla hukuk liberalizm için vazgeçilmez bir değerdir.

Demokrasi: Bireyi direkt yada doğrudan ilgilendiren kollektif karar süreçlerinde bireylere eşit düzeyde katılım veya temsil hakkı vermek demokrasi olarak tanımlanabilir. Örneğin muhtarlık seçimlerinde birey hem eşit şartlarda aday olabiliyor hemde aynı eşitlikte oy kullanabiliyorsa, aynı şey millet vekili seçimleri veya dernek yönetimi seçimleri için de geçerlidir, bu örgütlenme biçiminde demokrasi var demektir. Demokrasiyi bireye indirgeyen bir zihniyete sahip olan kişi liberaldir. Bireyi direkt yada dolaylı olarak aday olmaktan alıkoyan veya oy kullanmasını engelleyen bir düşünceyi savunan kişiye demokrat denemediği gibi liberal de denemez.

Liberal Kimdir?

Ülkemizde liberalizm'in anlaşılması ve uygulanması sürecinde, bireylerin geçmişte benimsedikleri kollektivist değerlerden vazgeçememe, kollektivist korumacılık iç güdüsünden kurtulamama sorunu doğmaktadır. Liberalimsi bireyler arasında zaman zaman şiddetli tartışmalar ve ayrılıklar olmaktadır.

Bu sorunu çözmenin en basit ve pratik yolu, Liberalizm'in değerlerinin yazıldığı ve hatırlatıldığı bir ortamda, bireyler tartışırken, düşüncelerini liberal değerlerle karşılaştırarak tartışmalarını sürdürmelerini sağlamaktır. Çünkü bireyin vazgeçemediği ve iç güdüsel olan kollektivist değerlerin Liberal değerler sisteminde  çözümü veya uzlaşısı mümkündür. Özü birey özgürlüğü, yani insan'ın özgürlüğü olan Liberalizm'in çatışma doğurması, ancak tam anlamıyla anlaşılmaması durumundan kaynaklanabilir.

Elbette bireylerin her konuda uzlaşması beklenmemeli. Böyle bir beklenti özgürlüklerin ihlali ihtimalini doğurur. İnsan fıtratından kaynaklanan eğilimlerden dolayı tartışmalar ve ayrılıkların doğması normaldir ancak şiddet ve çatışmalar ancak Liberalizm'i anlamamaktan doğabilir.

Menfaatleri gereği Liberalliğe oynayanlar ise; Liberalizm'in bir çok değerini katleder ve Liberalizm'in yanlış anlaşılmasına neden olmaktadırlar. Genelde konjonktörel faktörleri ve farklılıkları bahane olarak öne sürenler kendileri ile daima çelişki içindedirler. Çelişkilerini haklı kılmak için de "milli menfaat", "millet çıkarı", "kamu yararı", "bölgesel hassasiyetler" gibi soyut kavramlara sık sık vurgu yaparak düşüncelerini haklı çıkarma gayretinde olurlar. Diğer ülke uygulamalarını örnek göstererek belli bir kalıp içinde sıkıştıklarının farkında değildirler, Liberlizm'in bir veya bir kaç ülke uygulamasından ibaret olduğunu sanırlar.

Temel özgürlükleri ve en az kendisine tanıdığı özgürlük alanı kadar, diğer bireylere de özgürlüğü hak olarak gören ve kendi değer sistemi dışında kalan diğer bütün farklılıklara hoşgörü çerçevesinde bakan kişi liberaldir.

Devletin, bireye hizmet için ve bireyi korumak için var olduğunu düşünen, bireyi devlete feda etmeyen kişi liberaldir.

Demokrasiyi genel seçimlerden yerel seçimlere, mahalli seçimlere ve parti üyelerine indirgeyen kişi liberaldir.

Serbet piyasaya devletin sıfır müdahalesini benimseyen liberaldir.

Hukukun üstünlüğüne inanan, adaletin herkes için olduğuna ve herkes için fırsat eşitliğini benimseyen liberaldir.

Liberalizm'in hayati olmayan değerlerinden bir kısmını red eden, red ettiği oranda liberaldir. Kendisine göre liberalizm'i tanımlayan kişi, kendince liberaldir. Liberalizm'in hayati değerlerinden bir tanesini bile red eden kişi liberal değildir.

Özgürlüklerin Çakışması

Değerli bir yazar meslektaşımında yazdığı "özgürlüklerin çakışması" görüşlerine katılmam mümkün değildir. Bu yazımda da anlatabildiğim kadarıyla özgür bir toplumda özgürlüklerin çakışması diye bir durum söz konusu değildir. Özgürlük ihlallerinin birer kriminal eylem olduğunu hatırlatmakta fayda görüyorum. 

Bir otobüs şirketinde sadece bir tane boş koltuğun kalması durumunda; ilk oturanın inancı gereği kendisinden farklı cinsteki kişi ile oturmak istememesi durumunda karşılaşılan problem, sık gösterilen bir örnektir. Bu örnekte ilk bakışta seyahat özgürlüğü ile inanç özgürlüğü çakışması görülse de bu bir yanılmadır. Şöyleki,

Otobüs şirketi turlarını istediği gibi organize edecek, otobüslerinde cinsiyet ayırımı yaparak oturma düzeni organize edecek girişim özgürlüğüne sahiptir. ikili koltuğa ilk oturan inanç özgürlüğü gereği karşı cinsten biriyle oturmak istemeyebilecek inanç özgürlüğüne sahiptir. 

Oturacak koltuk bulamayan kişi de seyahat özgürlüğüne sahiptir. Ancak, özgürlükler çakışması gibi görünen bu durumda, seyahat edemeyen kişi, alternatif başka bir firmayı tercih edebileceği gibi, firma veya otobüs bulamaması durumunda seyahatini ereteleyebilir, olmadı yürüyerek gitme veya seyahatini iptal etme özgürlüğüne sahiptir. Çünkü fırsat eşitliği ilkesi gereği, sona kalan kişi geç kalmışlığının bedelini kendisi ödemelidir. Geç kalmışlığının bedelini seyahat özgürlüğü bahanesine sığınarak kendisinden önce gelen kişinin inanç özgürlüğünü ihlal ederek karşı tarafa ödetmemelidir. Yani kendisinin özgürlüğünün bedeli başkasının özgürlüğünün kısıtlanması şeklinde algılanmamalıdır.

Böylesi bir sözde özgürlük çakışması, bireyin geç kalmışlığın bedelini ödemesi sonrasındaki zaman dilimlerinde bireyin sona kalmama, otobüs firmasının ek otobüs alması, alternatif başka firmaların kurulması gibi olumlu gelişmelerin gerçekleşmesini sağlayacaktır. Bu da Liberalizm'in geliştiren ama görünmeyen elidir.

Bu makale 28244 kişi tarafından okundu.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan köşe yazıları/makaleler yazarların kendilerine ait görüşleridir. Köşe yazıları, makale ve yorumlardan Liberal Gazete veya liberalgazete.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Yazı, makale, yorum, herhangi bir içeriğin anayasa ve yasalara aykırı olamayacağı açıktır.
Sayısal Yazılım

Neden Liberal Gazete?

bilgi@liberalgazete.com

© Copyright - 2013 Liberal Gazete